25 Kasım 2015 Çarşamba

Vatandaş medyaya güvenemiyor


Günümüzde hemen her yerden ulaşılabilen haber kaynakları, zaman zaman gerçek haberlerin yanısıra doğruluğu kanıtlanmamış haberlere de yer veriyor. Yayınlanan bu haberler vatandaşa gerçekçi geliyor mu? Vatandaş yayın organlarına güveniyor, edindiği haberlere inanıyor mu, bu soruların cevabını vermek ise yine vatandaşa düşüyor.

Yaygın olarak kullanılmasına rağmen sosyal medyaya olan güven henüz sağlamlaşmış değil. Diğer yayın organları ise vatandaş tarafından tarafsız olabildiklerinde rağbet görüyor. İnsanlar takip etmedikleri medya kanallarına güvenmiyor ve görüşlerine en yakın olanı seçmeyi tercih ediyorlar.
Bunun dışında televizyonda takip edilen haberlerde spikere göre mi kanala göre mi tercih edildiği ise vatandaşlar arasında çeşitlilik gösteriyor.  

Ana akım medyada halkın güveni tam anlamıyla sağlanmış değil. Vatandaşların bir kısmı sosyal medya üzerinden haber erişimini sağlarken bir bölümü kullanmayı tercih etmiyor. Takip edilen haber kaynakları ne olursa olsun vatandaşlar medyaya güvenmek istiyor.




18 Kasım 2015 Çarşamba

Türkiye'nin ilk konsept kafesi Walter’s Coffee Roastery dünyaya açılıyor



 Dünyanın ilk Breaking Bad temalı kafesi İstanbul Kadıköy'de açıldı. Bu kafeyi diğer kafelerden ayıran en çekici özellik sunumları ve laboratuvar giysileriyle fotoğraf çektirebildiğiniz özel alanı.


 Yaz aylarında açılan ve kahve laboratuvarı konseptiyle bir ilki gerçekleştiren Walter’s Coffee her yönüyle müşterilerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Amerikan yapımı dizi Breaking Bad’den ilham alınarak dizayn edilen Walters Coffee, sadece kahve laboratuvarı konseptiyle değil kahveleriyle de fark yaratıyor. Her masada pirizin bulunduğu rahat ve sakin bir çalışma ortamı sunumunun hedeflendiği cafenin henüz 1 yılı tamamlamamış olmasına rağmen devamlı müşterileri var. Müşteriler tarafından şikayet edilen tek şey ise kapanış saati.


 Toplantı odaları ve kendi kahvenizi kavurma imkanının sunulduğu kafenin bir diğer özelliği ise içeri evcil hayvanların alınabilmesi. Sanatçılar, mucitler ve daha birçok kişinin projelerini sunmaları sonucunda fon toplanmasını sağlayan Kickstarter isimli Amerika tabanlı internet sitesine başvurduklarını söyleyen Walter’s Coffee işletme müdürü Serhat Yeşil, hedefledikleri fonu topladıkları takdirde dünyaya açılacaklarını söyledi.






11 Kasım 2015 Çarşamba

"Başka Hayatlar"ın peşindeki fotoğraflar

    
    Geçtiğimiz yıl ilk kez gerçekleştirilen ve İstanbul’da yapılan en kapsamlı fotoğraf organizasyonu olan Fotoİstanbul 2. Beşiktaş Uluslararası Fotoğraf Festivali’nin bu yıl ki teması “Başka Hayatlar”. 





    Sanat yönetmenliğini Attila Durak’ın, küratörlüğünü ise Jason Eskinazi ve Hüseyin Yılmaz’ın yaptığı Fotoİstanbul’un festival kataloğunun giriş metninde Durak, “Festivalimizin ilgi alanı daha çok kim olmadığımız, yani başkalarımız… Bizler, başkalarımızı anlamak ve onları değişmeleri umuduyla değil, oldukları gibi tanımak, hayata sadece kendi açımızdan değil, başka açılardan da bakabilmek, yeri gelince kendimizi bile başka açılardan seyredebilmek, başka düşünceleri, başka aşkları, başka güzellikleri, başka mutlulukları, başka acıları hissetmek istiyoruz… Sizi kendi başımıza yaşadığımız değil, kendi başkalarımızla paylaştığımız bir dünyaya davet ediyoruz.” sözleriyle özetliyor festivalin çerçevesini.

    Beşiktaş’ın meydanlarında, Ortaköy Yetimhanesi ve Ortaköy Sanat Merkezi’nde yer alan festival, ABD, Asya, Avrupa ve Türkiye’den 60’a yakın sanatçıyı bir araya getiriyor.

    


    Fotoğrafçı ile izleyici arasında bir köprü kurulmasını sağlayan Fotoİstanbul, yaşayan en önemli fotoğraf sanatçılarından biri olan Josef Koudelka başta olmak üzere, Anders Petersen, Atta Kim ve Stanley Green gibi dünyaca ünlü isimlerin de yer aldığı 20’ye yakın yabancı sanatçıyı ağırlıyor. Festivalde Türkiye’den ise, aralarında Sıtkı Kösemen, Laleper Aytek, Haluk Çobanoğlu, Kürşat Bayhan, Meltem Işık ve Cemre Yeşil gibi isimlerin bulunduğu 20 fotoğraf sanatçısı yer alıyor.


İKİ "ARA"DA İSTANBUL




    Festivalin “Ustalara Saygı” etkinliği çerçevesinde onur konuğu olan Ara Güler’e özel olarak hazırlanmış bir bölümü de var. Bahçeşehir Üniversitesi’nin yanındaki Beşiktaş Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Eski Fen-Edebiyat Fakültesi boş alanı, “artık olmayan” bir İstanbul’un fotoğraflarının yanısıra iki “ARA” arasında oluşturulan duvarda yer alan Kayıp İstanbul sergisi, "İstanbul’un gözü” Ara Güler’in şimdiye dek gün ışığına çıkmayan fotoğraflarına da ev sahipliği yapıyor. 




    Ara Güler’in fotoğraflarının hemen aşağısındaki alanda ise festivalin bir diğer usta konuğu Josef Koudelka’nın Akdeniz’e kıyısı olan 20 ülkedeki arkeolojik kalıntılar projesinin Türkiye ayağında çektiği fotoğraflardan oluşan bir seçki yer alıyor. 2017 yılında Paris’teki Pantheon’da ilk kez sergilenecek olan bu projeden Türkiye’ye dair 145 fotoğraf, özel olarak hazırlanan bir odada projeksiyon olarak sunuluyor. 




    Koudelka’nın yanısıra Erdem Varol’un Serbest Düşüş’ü, Rusya’nın kuzey kıyılarında doğup büyüdüğü ve bir zamanlar askeri ve bilimsel bir üssün bulunduğu kasabaya on dokuz yılın ardından dönen Evgenia Arbugaeva’nın Tiksi’si, Mila Teshaieva’nın Umut Veren Sular’ı, İran’ın yakın tarihindeki önemli olayları yeniden canlandıran Azadeh Akhlaghi’nin Bir Görgü Tanığının Gözünden’i, ışık ile; görünmez doğasına rağmen var olan bir şeyin, görünen dünyada bir tezahürü olan ve duyusal bilincimizin ötesinde asla algımızın dünyasından ayrılmayan derinlemesine gizemli yerlerini resimlerini yaptığını söyleyen Jeonglok Lee’nin Nabi’si, Stefano de Luigi’nin körlerin hem bizimkine benzer hem de başka biçimde; farklı hisler, farklı imgeler ve farklı renklerden oluşan, kendilerine has ve karanlık bir dünyaları olduğunu göstermek istediği Körler’i, Ursula Schuls-Dornburg’un Otobüs Durakları, Laleper Aytek’in Yük’ü, Fırıncı Reza Guel, Polis Memuru Seba Sahar, Pakistan’lı Meclis Üyesi Shinkai Karokhail ve Şarkıcı Pari Guhlami’nin fotoğrafları göz doyuruyor.







Polis Memuru Seba Sahar




Nabi
Otobüs Durakları



Körler

Meclis Üyesi Shinkai Karokhail

Otobüs Durakları

Serbest Düşüş



    Birbirinden ayrı hayatları birleştiren “Başka Hayatlar” fotoğraf sergisi, 15 Kasım tarihine kadar fotoğraf severlerin ziyaretine açık.


Fotoğraf - Haber : Su Özel






Yeldeğirmeni'nin Değişen Yüzü



Gençleşen semt Yeldeğirmeni


    Yeldeğirmeni, Kadıköy'ün merkezine çok yakın mesafede bulunan eski bir yerleşim yeri, belki de Kadıköy'ün bozulmamış gerçek yüzüydü. Yıllar önce ara sokaklarında tedirginlikle yürünen semt, şimdi sosyalleşmek için sokaklara taşan, elinde kahvesiyle kapı önlerinde sohbet etmeyi seven kitlenin uğrak yerlerinden biri oldu. Sıra sıra mekanlar, kahvaltıcılar, atölyeler, sanat evleri açıldı, işgal evleri kuruldu. Fakat Cihangir ve Karaköy'ün ardından dönüşümün adresi olan Yeldeğirmeni yine de geçmişten gelen samimiyetini taşıyor. Diğer popüler semtlerin aksine Yeldeğirmeni'ndeki bu değişim ''yenilenme'' olarak değil ''gençleşme'' olarak algılanıyor. Yabancıların ve gençlerin yaşamak için tercih ettiği yegane semt haline gelmiş durumda. Yapılar yıllara direnmeye devam ederken, içindeki hayatlar gün geçtikçe gençleşmeyi sürdürüyor. Mahalle kasabı, bakkalı, kahvesi ile eskinin mahalle kültürünü devam ettiren bir semtin yeni neslin hücmuna uğraması ile değişmesi kaçınılmaz oluyor.





''Hepimiz komşuyuz''

    Semtin eskilerinden Ekrem Niyazi Akın Yeldeğirmeni'ninde bakkal işletmecisi gençliğini bu semtte geçirmiş olan Akın aslen konyalı ama mahallesini memleketi bellemiş. Artık müşterilerim gençler diyor ve ekliyor '' Nüfus arttı buralarda merkezde olması itibariyle de tercih ediliyor, işimize yansıyor güzel oluyor. Mahalle kültürüne gelenler de ayak uydursa daha iyi olur biz burada hepimiz komşuyuz.''


Mahalle kültürü etkilendi mi ?

    Niyazi Akın soruyu şöyle yanıtlıyor. '' Etkilendi aslında çok taşınanlar oldu hep çocukluktan bildiğim insanlar başka yerlere gittiler. Eski esnaftan tutunabilen az kişi kaldı. Her geçen gün değişiyor buralar. Yinede bu kültürü devam ettirenlerde var tabii.''

Hayranlık uyandıran graffitiler 

   
    Yeldeğirmeni'ni çekici kılan bir başka öğe ise graffitileri. Ünlü sokak sanatçıları semtin duvarlarını süslüyor. Birçok apartman duvarında, kendisine hayran bıraktıran graffiti örnekleriyle karşılaşmanız mümkün.



Kadıköy'de bu yıl ikincisi düzenlenen Mural-İst (Duvar Sanatı)


    Son yıllarda hızla değişen ve Anadolu Yakası nın yeni gözdesi haline gelen Yeldeğirmeni'ninde bir süre daha bu canlanma devam edeceğe benziyor.









    
       


Fotoğraf - Haber : Arzu Vila